Yönetim Psikolojisi

Davranışçı Okulun En Önemli Temsilcileri 

  • Elton Mayo
  • William Whyte
  • George Homas
  • Frederik herzberg
  • Chester Barnad
  • Kensis Liberd
  • Douglas Mcgregor
  • Abraham Maslow

-Elton Mayo başkalığında Western Elektrik şirketinin HawthorNe fabrikalarında 1927-1932 yılları arasında yürütülen ve bu nedenle de Hawthorne Araştırmaları davranışçı okulun başlagıç noktası olarak gösterilmektedir.

-Hawthorne deneylerinde de benzer biçimde;

-en uygun iş günü uzunluğu

-işyeri aydınlatma düzeyi

-müziğin verimlilik üzerindeki etkileri

-en uygun ısı düzeyi

-en uygun çalışma ve mola süreleri

-çalışanların ne kadar su içmeleri gerektiği vb. saptanması için bir dizi deneysel çalışma örgütlenmiştir.

*Hawthorne deneylerini iki aşamda görmek mümkündür.

1) Çalışma koşulları ile çıktı miktarı arasındaki pozitif korelasyon belirlenmeye çalışılmıştır.

2) İkinci aşama ise ‘örgütsel davranış’ boyutu üzerinde yoğunlsşmıştır. Bu ikinci aşamada varılan sonuçlar  Elton Mayo ve arkadaşlarını başka bazı değişkenleri sorgulamaya itmiştir. Bunlar;

-Grup dinamiği, önderlik tipleri, güdülenme, algı, tutum, davranış ve örgüt içi iletişim gibi sosyal psikolojik konulardır.

 

Örgüt sadece verimlilik temelli olarak incelenen bir olgu olarak değil sosyal ve sosyal psikolojik bir oluşum ve süreç olarak incelenmeye başlanacaktır.

 

Hawthone Etkisi Hatası

İnsanlar çalışmaya karar verirlerse hiçbir fiziksel koşulu dikkate almadan çalışırlar. Yani önemli olan fiziksel özendicilerden çok davranışçı/ psikolojik özendiricilerdir.

 

-İş yerinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur ‘insan’ olmuştur.

-İnsanlığın temelinde yine en çok çıktı miktarına ulaşma ve yüksek performans kaygısı bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki davranışçı okulda ‘insannlık araçsaldır.’

-Davranışçı okulun ‘işin kendisi’ ile uğraştığını söylemek güçtür. Monoton iş ortamının yarattığı stres ve cökünteleri gidermeye yönelik olarak bazı tedbirler almaya çalışılmaktadır. Bu anlamda bizim ‘Frankenstein in ‘ ucubesi aynen korunmakta davranışçı okul bu ucubeye makyaj yaparak insanların gözünde güzel göstermeye çalışmaktadır.

-Davranışçılar önderlik algısıs çerçevesinde başka, bazı kavramları da yönetim yazınına katmıştır: ‘doğal örgüt’ ve ‘doğal önder’

-Üzüm salkımı şeklinde çizdiğimiz hiyerarşi şeması:Biçimsel örgüt

Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi (Güdülenme Kuralı)

 

1) Fizyolojik gereksinimler

2) Güvenlik gereksinimi =>(motivasyon kaynağı)

3) Bağlanma ve sevgi gereksinimi => (sosyal gereksinimle)

4) Saygınlık gereksinimi

5) Kendini gerçekleştirme gereksinimi

Evrensellik arayışı ve bilimsellik davranışçı okulun mensuplarının araştırmalarını yönlendiren temel saiktir.

-Maslow aslında doğrudan iş doyumuyla, hatta işle hiç ilgilenmemiş kurumsal çözümlemesini çalışan insan için değil ‘insan’ için yapmıştır. Maslow’un modelinde iş doyumu yerine yaşam doyumundan söz etmek doğrudur.

-Kendini gerçekleştirmiş insan için hem iş doyumu hem yaşam doyumunun yüksek olması beklenir.

Douglas McGregor

X Kuramı

-Normal olarak insan işini sevmez.

-İnsanların çoğu işinden yeterli çabayı göstermeleri için zorlanmalı, denetlenmeli, yönetilmeli ve ceza ile korkutulmalıdır.

-Normal insan yönetilmeyi tercih eder, sorumluluktan kaçmak ister, hırsı azdır, her şeyin üstünde de güvenlik arar.

X kuramınıı savunan bir yönetici çalışanların ancak fizyolojik gereksinimlerini karşılayabilir; belki güvenlik gereksinimini karşılar.

Y kuramı

-Kişilerin işlerinde fiziksel ve zihinsel çaba harcaması oyun ya da dinleme kadar doğaldır.

-Dışarıdan denetim ve cza ile korkutma, kişiyi örgütsel yönetme ve denetleme yollarını kullanabilirler.

-Amaçlarına bağlılık kişilerin elde etmeyi bekledikleri ödüllere bağlıdır.

-Sorumluluğu sadece kabul etmeyi değil sorumluluk istemeyi öğrenir.

-Sorunların çözümünde imge, ustalık, yaratıcılık yaygındır.

İş tasarımı konusunda önemli yaklaşmalardan birisi de ;

Frederick  Herzberg‘in => iki öge yaklaşımı

Yaklaşım iş doyumunu iki farklı belirleyiciye indirgemektedir.

1) Acıdan Sakınma (Koruyucu)

2) Geliştirici ve ya Güdüleyici etmenler

Herzbeg’in kuramı da maslow’un kuramı gibi bir güdüleme ve iş doyumu kuramıdır.

Herzberg => kendini gerçekleştirme, kendini var etme

*Kişi her alanda kendini gerçekleştirmeye çalışmaktadır. İş ise bunun en önemli alanlarından biridir.

*İş zenginleştirme deneylerinin sorunu, iş zenginleştirmesin de yatay iş zenginleştirilmesi yerine dikey iş zn-enginleştirilmesi daha uygun olacaktır,

*Dikey iş zenginleştirilmesinin yanında uygulanacak yatay ,iş zenginleştirilmesi sadece kişinin gözünde yapmakta oldukları işin anlamlılığını artıracaktır.

Bununla birlikte Herzberg kişilerin işlerine, yapay bir biçimde güdüleyici ögelerin yerleştirilmesine de ‘ortodoks’ iş zenginleştirilmesi olarak adlandırılmaktadır.

*Herzberg Montaj hattına ve otomasyonun her türüne karşıdır.

Yükleme kuramı: Başarının kaynağı içsel, başarısızlığın kaynağı dışsal olarak algılanmaktadır.

Devinim kuramı: Temelde iş bölümü işin kişiselleştirilmesi, işin rutin bir nitelik taşıması gibi yaklaşımlara dolayısıyla bilimsel yönetim okuluna bir eleştiri olarak  ortaya çıkmaktadır. İşin bölümü ve kişiselleştirilmesi iş ortamındaki devinimi düşürür.

İş rotasyonu: Kişilerin devinim düzeyi, kişilerin yaprıkları her bir iş başlı başına tekdüze bile olsa iş  rotasyonu yoluyla yüksek tutulabilir.

Devinim Kuramcıları Devinim Düzeyinin Belirlenmesinde 3 Etken

a) Görevin çalışanda yarattığı uyarının büyüklüğü

b) Uyarının Çeşitliliği

c) İşteki duyum/ uyaran ögelerin çeşitliliği

*Oysa çalışanlar bedensel ve psikolojik devinimi yüksek bir işten daha çok doyum elde etmektedir.

Devinim kuramının temel varsayımı ‘insan denen yaratık tek düzelikten, rutinlikten hoşlanmamaktadır.’ Bu yargı işi içinde doğrudur.

işin nitelikleri yaklaşımı: Kişilere verilen görevin, aynı zamanda da kişilerin temel gereksinimleri ve yetenekleriyle uyumlu olması gerektiğini savunmaktadır.

Turner, Lawrence

Hackman ve Oldman’ın modelinde işin niteliklerini de 3 ayrı bölümde incelemiştir;

1) Temel iş ölçüleri => Vasfın çeşitliliği, Görevin Belirliliği, Görevin Anlamlılığı

2) Psikolojik durum

3) Kişisel ve iş sonuçları

İşin niteliklerinin toplam değerini elde edebilmek için ‘ güdülenmenin potansiyel ölçütü’ adı verilen bir değer türetilmiştir.

-İş tutumlarını kişilik özellikleri yardımıyla açıklamaya çalışılan araştırmalarda temel olarak, kişilerin iş doyumlarının zaman çerisinde sabit olduğu gözlenmiştir.

1.Dünya=> kapitalist

2.Dünya=> ona alternatif sosyalist

3.Dünya=> Gelişmemiş ülkeler

2. Dünya savaşı sonrası dünya üçlü bu gerçek üzerine oturmuştur.

-Birinci ayağa Amerika Birleşik Devletleri yerleşir.

-İkinci ayakta Avrupa vardır.

-Üçüncü ayakta ise eski sömürü ülkeler vardır.

2. Dünya savaşı sonrası dönemde bir bir bağımsızlıklarına kavuşan ülkelerin de bir tür ‘Kara Deri Beyaz Maske’ içerisinde hareket ettiklerini söyleyebiliriz.

-Temmuz 1994’te ABD’nin Bretton Woods kasabasında Birleşmiş milletler Para ve Finans Konferansı düzenliyor. Bu nedenle burada kurulan sisteme Bretton Woods sistemi adı verilmiştir.

Bretton Woods’da alınan önemli bir başka karar ise IMF ve Dünya Bankası’nın kurulmasıdır.

Dolayısıyla kısaca özetleyecek olursak, Bretton Woods sistemi 2. Dünya Savaşı sonrasında doların uluslararası dolaşımı yoluyla dünyada talep yaratan, özellikle Amerikan üretim fazlasına yeni pazar olanakları açan bir sistemdir ve uluslararası keynesyen modeli de temelini oluşturmaktadır.

 

‘Marshall yardımları’

Uluslararası ticaret bakımında bilinen en uygun görüş David Ricardo’nun ‘Mukayeseli Üstünlükler Yasası dır.’

Eşitsiz mübadele uluslararası ticarette sanayi malları ile ham madde yarı mamul fiyatları arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Eşitsiz mübadele sistemi bu uçurumdan faydalanarak az gelişmiş ülkelere doğru kaynak transfer etmeye verilen genel bir isim olarak anlaşılabilir.

Samir Amin ise ‘adaletsiz mübadele’ kavramını kullanmıştır.

1- Teknoloji

2- Küresel finans sistemi

3- Doğal kaynaklara ulaşım

4- Haberleşme ve medya

5- Ordu ve kitlesel imha

-İmmanuel Wallerstein uluslararası hiyerarşi kili değil üçlü bir yapı olarak tasarlamaktadır. Dünya sistemleri insanlık tarihi boyunca kapitalist dünya sistemine gelinceye kadar üç aşamadan geçmiştir.

  • Mini sistemler       * Dünya – imparatorlukları       * Dünya- ekonomileri

–  1945 sonrası döneminin en önemli bir başka özelliği ise soğuk savaşı işaret etmesidir. Dünya Doğu ve Batı Bloğu olarak ikiye ayılmış; sosyalist dünya ve kapitalist dünya arasındaki insani ilişkiler tümüyle yasaklanmıştır.

 

Madde-Eneji-Zaman (Einstein)

Einstein’in genel görelilik teorisine göre enerji madde, madde ise enerjidir. İkisi arasındaki fark hız dır. Yani enerji aslında çok hızlı bir maddedir; ya da tersten, madde çok yavaş bir enerjidir.

Harbert Simon => Karar Verme

* Simon’un tartışmaları içerik olarak davranışçı ama metodolojik olarak rölatiftir.

* Eninstein’da göreliğin ölçütü hız iken , Simon’da kültür ve değerlerdir.

Simon’a göre insanın ussallığı nesnel bir ussallık değil öznel bir ussallıktır. Bu ussallık ancak kişinin içerisinde bulunduğu psikolojik ve sosyolojik süreçlerin sonucudur.

– Karar verme sürecinde etkili olan haberleşmeden doğan engellerin bir tanesi ‘ statüden doğan uzaklık’ ve ‘ düşünce çerçevesidir.’

– Karar verme süreci coğrafi uzaklığa bağlı olarak güçleşmektedir.

Simon’ a göre yapılan seçimler iki temel niteliği birleştirmektedir.

1) bir seçim her zaman gerçek durumun sınırlı, yaklaşıklı basitleştirilmiş bir modeli açısından yapılır. Seçen kişinin bu modeline ‘durumun tanımı’ diyoruz.

2) Durumun tanımının ögeleri ‘veri’ değildir. – Sosyolojik ve psikolojik süreçlerin sonuçları

–  Simon’ a göre birey  belirli bir amaca ulaşmak içi  karar verir.

* Doyum Arayışı

* 1950 sonrası dönemde yönetim yazını üzerinde etkili olan bir başka akım ise sistem yaklaşımıdır.

* 1945 sonrası dönemde etki eden önemli bir başka gelişme  Einstein Fiziği ve  Atom Çağı dır.

  Kuantum Fiziği => Einstein

* Sistemi Birbirine bağlı parçalar temelinde örgütlenmiş bir yapı olarak tanımlanabilir.

* Sistemleri tümden gelim ya da tümevarım şeklinde sınıflandırmak ve analiz etmek mümkündür.

* Ludwig von Bertolanffy’dan beri sistemler 1) Açık sistem 2) Kapalı sistem olarak incelenmektedir.

* Açıkladığımızı sandığımız ilişkilere bizim görmediğimiz bir çok değişken etki etmektedir. Kaos fiziğinde buna ‘ Kelebek Etkisi’ denir.

– 1950 sonrası döneme damgasını vuran bir başka önemli düşünce akımı ise modernliği modernlik içerisinde eleştirme eğilimi olarak adlandırabileceğimiz bir eğilimdir.

temsilcileri: MArtin Heidogger, Hannah Arendt, Max harkheimer…

– Heidogger’e göre bilim gerçeğin teorisidir.

– İçerisinde yaşadığımız dünya ‘ bilim, teknoloji, atom’ gibi yeni tanrılara sahip olmuştur.

* frankfurt okulu yazarları yeni akıl sistemini anlamaya çalışmışlardır. Bu yeni dünya aynı zamanda da Harkleeimer’in kitabının isminde olduğu gibi bir tür ‘ Akıl Tutulmasıdır’ ya da Marcuse’nin ‘ Tek Boyutlu İnsan’

– Modernlik içerisinden modernliği eleştirenlerden en çok etkilenen de elbette Dwight Waldo‘dur.

– Waldo, öncelikle yönetim yazının aşırı uzmanlaşmış, teknik doğrular üzerinden kendisini kuran yayını eleştirmekte siyaset- yönetim ayrımını anlamsız bulmaktadır.

* Siyaset alanı=> değerler alanı

* Yönetim alanı=> olgular alanı dır.

Waldo’ya göre yönetim disiplini verimlilik arayışı temelinde örgütlenmiştir.

** Yönetim yazınında yönetim- siyaset ayrımından vazgeçmek gerektiğini belirten belki de ilk ve en önemli yazar D. Waldo ‘dur.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir